Gün geçtikçe devlet geleneği ve aklı olmayan Amerika İsrail gittikçe İran ve Ortadoğu’da bataklığa sürükleniyor.
Öyle havadan dünyanın en gelişmiş bombalarını, füzelerini atarak bir ülkeyi dize getiremezsiniz. Bunun örnekleri tarihte yerini almış zaten. Vietnam, Irak, Afganistan en belirgin örnekleri. Asker Postalının yere basmadığı ülkelerde Amerika doğru dürüst buralarda başarı sağlamak bir yana, tek kelime ile hayal kırıklığı yaşadı. İran’da bu devlet geleneği ve Pers imparatorluğundan gelen iki bin yıllık savaş aklı olduğu müddetçe Amerika ve İsrail’in işi gerçekten de çok çok zor.
Ülkemiz turizm ekonomisi açısından büyük bir buhran yaşayabilir
Amerika, İsrail ve İran savaşı aslında global açıdan büyük bir tehlike oluşturmaya başladı. Hürmüz Boğazını kilitleyen İranlı askeri güçler adeta buradan bırakın büyük petrol gaz ve gıda tankerlerinin geçmesini, kuş uçurmuyor. Bu satırları yazarken televizyonda İran’ın Hark adasında doksan askeri ve petrol tesisleri yazısı geçiyor. Bu iş kolay bitmeyecek. Hal böyle olunca da zaten girdi maliyetleri anlamında ( running costs ) belki de Avrupa’nın en pahalı destinasyonu olan Kuzey Kıbrıs turizm sektörünün ayakta durması çok zor.
Petrol , gaz , ısıtma , soğutma , enerji , hele ki ulaşım , personel , insan kaynakları, yiyecek, içecek giderleri ne seviyeye çıkacak , ve siz hangi marketing faaliyetleri ile otellerinizi pazarlayacaksınız!!! Hangi fiyatlar ile !!! Mısırda yaz rezervasyonları şimdilik yüzde otuz, Güney Kıbrıs’ta yüzde 35 Birleşik Arap Emirliklerindeki Dubai , Bahreyn , Katar gibi destinasyonlarda şimdiden yüzde atmış oranında iptaller yaşanmaktadır.
Bu yüzdendir ki; devlet turizm ekonomisini ilgilendiren tüm çarpan etkisi yaratan sektörlere destek vermelidir. Nasıl olacak bu iş ! Genel bütçe zaten açık verecek şekilde planlandı ve yüz doksan bir milyar Türk Lirası olarak bildirilen genel bütçe, Ocak ayında yirmi milyar Türk Lirası açık verecek şekilde öngörülmüştü.
Ancak Merkez bankası gittikçe borçlanıyor ve açık rahat 35-40 milyar Türk Lirasına çıkacak . Türkiye ülke olarak tek başına yeter mi? Bize Türkiye’den gelecek olan Turist algısı yanlış siz ülke olarak ülkenin turizm pazarını sadece bir pazar üzerine kuramazsınız. Gittikçe kaybedilmeye yüz tutan İngiliz, Alman, İskandinav ve Polonya, Hollanda gibi orta Avrupa ülkeleri tekrardan turizm anlamında canlandırılmalıdır .
Müsteşar olduğum dönemlerde yukarıda saydığım ülkelerden turizm potansiyeli yüzde 38 civarında idi . Türkiye pazarı yine yüzde atmış iki bir pazar payı ile yine birinci sırada idi. Ancak ülkede geceleme sayıları Avrupalı Turist anlamında daha yüksekti. O dönemlerde kurgulamaya çalıştığımız en önemli planlama stratejilerinden birisi orta Avrupa’dan gelen turist kalitesini yükseltmek idi . Turist kalitesi yükselirse, çarşı pazar bundan daha fazla yararlanacak ve turistler daha fazla harcama yapacaktı. Tur operatörlerinin bu ülkelerden turist getiren risk alarak uçak kiralayan şirketler devlet tarafından kibarca hırsız ilan edildi ve teşvik sistemi kaldırıldı.
Şimdiki türbülans yavaş yavaş oluştu
Yunan Adaları daha da cazip hale gelecek çünkü böyle giderse ulaşım daha da pahalı hale gelecek. Dolayısı ile şans oyunları sektörünün de maliyetleri de artacak. Mevcut küçük orta boy tesisler devlet sübvansiyonu olmadan hayatta kalacak mı? Hatta büyükler de tehlikede.
Önerim, enerji, personel , sosyal sigorta , ihtiyat sandığı gibi giderlerin devlet tarafından ele alınması gerekliliği. Devlet bu gidişata seyirci kalamaz, kalmamalı. Ulaşım maliyetleri düşürülmeli, daha sık ve uçuş sayısı artırılmalı.
Yakın bir zamanda turizm istihdamlarında maliyetlerin azalması anlamında işten çıkarmalar başlar ise şaşırmayalım . Burada üniversitelerde okuyan öğrencileri en azından turizm sektöründe tam zamanlı yaz sezonu bitene kadar istihdam hakkı yaratalım. Böylelikle hem öğrencilerin cebine para girecek hem de oteller dıştan işçi getirmeye mecbur kalmayacak lojman kiralamak zorunda kalmayacak . Bir düşünün derim.
