Öncelikle Kuzey Kıbrıs çok ciddi siyasi ve ekonomik sıkıntılardan geçiyor. Bunu açıkça tesis etmek lazım…Ülkede gittikçe derinleşen halkın alım gücünün zayıflaması, iş dünyasının artan pahalılıklar neticesinde, ham maddeye ulaşımında zorluk yaşaması ve iş yapamıyor hale gelmesi büyük bir çıkmaz yaratıyor. Hiçbir şey göründüğü gibi ve sonsuza dek kalacak değildir. Nice yönetimler, iktidarlar, hükümetler hatta ve hatta liderler dünya siyasi tarihinden silinmişler. Bu halkın iradesinin yön vermesi ile mutlaka doğru orantılıdır. Hiç bir yönetici, parti başkanı, milletvekilleri, bakanlar, başbakanlar, cumhurbaşkanları, bir gün gelir oturdukları koltukları terk etmek zorunda kalır. Bu demokrasinin bir sonucu ve gereğidir. Bugünlerde, Kıbrıs Türk toplumuna güvenliğimizi sağlayan Anavatan Türkiye dışında yani askeri gücü ve güvenlik gücümüzü oluşturan Polis ve Güvenlik Kuvvetleri dışında saygı ve sevgi beslediğimiz bir kurum kalmamıştır. Topluma yön veren üst akıl, ortak bir noktada buluşmalı ve toplumsal barış yani konsensüs sağlanmalıdır.
Ben yaparım olur mantığı doğru değildir. Baskı ve zorlama ile hiç bir adım atılmaz. İnat ile hiç bir yere varılmaz, varılamaz. Bu son günlerde yaşananlar ve kaos ortamı tamamı ile bu söylediklerimin bir sonucudur. Gelelim bu yazdıklarımı nereye bağlayacağıma
Destinasyon Bilim Kurulu oluşturuldu
Turizm Bakanlığı çağırdı biz de davete icabet ettik. Bu gidişatın tamam olmadığını, turizm ülkesi olarak destinasyon yönetimi anlamında en azından acil önlemler alınması anlamında bakanlık Destinasyon Bilim Kurulu oluşturuldu.
KITOB ,KITSAB, KITREB temsilcileri toplantıda hazır bulundu.Turizm Fakültesi olan üniversitelerimizin bir çoğu davete icabet etti. Bazıları yoktu. Biz de Akdeniz Karpaz Üniversitesi olarak ekibimizle Nimet Harmancı ve Beste Candar hoca ile orada yerimizi aldık . Bu Force Majeure durumda hızlı , süratli tedbirler nasıl alınabilir konusunda her üniversite yetkilisi kendi görüşlerini bildirdiler. Müsteşar Sn. Serhan Aktunç ve Bakan Sn. Fikri Ataoğlu söylenen önemli fikirleri not ettiler. Önce fors majör ne demek onu bir anlayalım.
Vikipedieya göre “ Fors majör, ticari anlaşmalarda bulunan; anlaşmanın taraflarını kendi iradeleri ve kontrolleri dışında oluşan şartlar altında anlaşmanın tek taraflı veya çift taraflı feshedilme şartlarını açıkça belirterek mücbir sebepleri açıklayan maddeye denir. Bu madde genellikle, savaşları, doğal afetleri, yeni hükûmet kararlarını, hükûmet darbelerini fors majör olarak belirtir.” Bu doğrultuda acil olarak alınması tedbirleri, bakanlığa aktardığımız görüşlerimizi en azından Akdeniz Karpaz Üniversitesi olarak görüşlerimizi aktarmak isterim.
- Savaş devam ederse yaşanacak olan kayıplardan dolayı acilen Turizm Bakanlığı Çalışma Bakanlığı, Eğitim Bakanlığı bir araya gelerek Haziran – Eylül aylarını kapsayacak şekilde çalışma yasasında değişiklik yapmalı. Burada amaç; yaz okulunda öğrenciliği devam edecek olan yaklaşık 7500 öğrenciye turizm sektöründe tam zamanlı çalışma hakkı verilmelidir. Bu tüzük ile yapılacak olan bir değişiklik ile yarı zamanlı çalışan öğrencilere otellerin, restoran ve kafelerin dıştan iş gücü getirmek yerine Kıbrıs turizm sektöründe üç öğün yemek, barınma külfetinden bu iş yerlerini kurtaracaktır. Bu potansiyel adada zaten yaşayan öğrencilerin zaten iç piyasada harcadığı para yine çarşı pazar içerisinde dönecektir.
- Yaz aylarında adaya ulaşımın daha ucuz yapılabilmesi için özellikle Türk Hava Yolları, AJet ve Pegasus Hava Yolları ile Force majör tedbirleri kapsamında “ taban fiyat tavan fiyat uygulaması yapılmalıdır.” Türkiye iç piyasası için ve uçuşları da kullanılan bu yöntem; ayni kapsama alınarak Kuzey Kıbrıs Ercan’da bu süreç geçene kadar iç hat gibi uygulanmalıdır. Fahiş fiyatlar normale dönecektir.
- Ada otellere girdim maliyetlerinin düşürülmesi anlamında tedbirler alınmalıdır. Bu sebeple, elektrik, personel giderlerinde devletin alacağı tedbirler vardır ve mutlak surette küçük ve orta boylu tesislerin ayağa kalkması için devletin mekanizmalarını bu anlamda çalıştırılması gerekmektedir.
- İç Turizm canlandırılmalı, zaten yurtdışına çıkamayan ve tatil imkanı yapamayan yerli halkımıza tesisler Turizm Bakanlığı ile anlaşma yaparak, en azından yaz aylarında tesislerimizin yerli turiste açılması ve uygun fiyatlarla tatil yapma şansı verilmelidir.
- Türkiye’den gelecek olan turist sayısının da düşeceği göz önünde bulundurularak özellikle Yunan Adaları’na kaçabilecek olan turisti daha cazip tanıtma politikaları ile ve fiyat uygulamaları ile güvenli bir ada konumunda olan Kuzey Kıbrıs bu anlamda stratejik olarak pazarlanacaktır.
Prof. Dr. İsmet ESENYEL
