Lefkoşa
Gökyüzünden Amfiye

Gökyüzünden Amfiye

Yıllarca bulutların üzerinde çalıştıktan sonra şimdi ayaklarım yere daha sağlam basıyor. Ama kalbim hâlâ 35 bin fitte atıyor. Kabin memurluğu yaptığım yıllarda üniformamla temsil ettiğim disiplin, zarafet ve kriz yönetimi; bugün Akdeniz Karpaz üniversitesi Havacılık fakültesinde öğrencilerime aktardığım en kıymetli mirasım oldu.

Havacılık, dışarıdan bakıldığında sadece seyahat gibi görünür. Oysa perde arkasında milimetrik hesaplar, saniyelik kararlar ve kusursuz ekip uyumu vardır. Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) standartlarından şirket içi prosedürlere kadar her detay, gökyüzünde güvenliği sağlamak için vardır. Yolcuların huzurla kahvelerini yudumladığı o birkaç saatlik uçuş, aslında görünmeyen bir emeğin sonucudur.

Bugün ders verdiğim sınıflarda öğrencilerime ilk söylediğim şey şu oluyor: “Havacılık bir meslek değil, bir yaşam biçimidir.” Çünkü bu sektör, disiplin ve empatiyi aynı potada eritir. Bir yandan acil durum prosedürlerini ezbere bilmek zorundasınızdır; diğer yandan panik içindeki bir yolcunun gözlerine bakıp onu sakinleştirebilmelisiniz. İşte havacılığın insani yönü tam da burada başlar.

Kıbrıs, coğrafi konumu itibarıyla Doğu ile Batı arasında doğal bir köprü. Kıbrıs’ta havacılık eğitimi vermek, yalnızca teknik bilgi aktarmak değil; aynı zamanda uluslararası bir vizyon kazandırmak anlamına geliyor. Akdeniz Karpaz Üniversitesi Havacılık Fakültesi bu konuda başat konumda, ve bununla gurur duyuyorum.Öğrencilerimiz, mezun olduklarında yalnızca bir hava yolu şirketinde değil, dünyanın dört bir yanında görev alabilecek donanıma sahip olmalı. Bu noktada IATA standartlarını ve sektördeki güncel gelişmeleri yakından takip etmek büyük önem taşıyor.

Eski bir kabin memuru olarak sınıfta anlattığım her konu, yaşanmış bir anıyla destekleniyor. Türbülansın sadece fiziksel değil, psikolojik bir sınav olduğunu; kriz anlarında ses tonunun en az prosedür bilgisi kadar önemli olduğunu bizzat deneyimledim. Öğrencilerime her zaman şunu söylüyorum: “Uçak metalden yapılır, ama uçuş insanla anlam kazanır.”

Pandemi sonrası değişen havacılık dinamikleri, sektörü daha esnek ve daha teknolojik bir yapıya taşıdı. Ancak değişmeyen tek şey güvenlik kültürü. Bu kültür, kitaplardan öğrenilir ama sahada içselleştirilir. Benim görevim ise iki dünyayı birleştirmek: Gökyüzünün pratiğini akademinin disipliniyle harmanlamak.

Bugün üniformam farklı olabilir; kokpit kapısının önünde değil, kürsünün arkasında duruyor olabilirim. Ama hâlâ aynı sorumluluğu hissediyorum: İnsan hayatına dokunan bir mesleği en doğru şekilde temsil etmek.

Gökyüzü bana çok şey öğretti. Şimdi sıra, o gökyüzünü hayal eden gençlere öğrendiklerimi aktarmakta.

Image link
Bizimle İletişime Geçin

Hafta içi her gün 09:00 - 17:00

Size Ulaşalım

Aday bilgi formumuzu doldurun, size geri dönüş yapalım.

En geç 1 iş günü içerisinde iletişime geçiyoruz.