Lefkoşa
İş Sağlığı ve Güvenliğinin Önemi

İş Sağlığı ve Güvenliğinin Önemi

Ülkede artan iş kazaları hepimiz üzmekte ancak yeterli önlemler alınmadığı için   ne yazık ki ölümlü veya yaralamalı kazalar devam etmektedir.

İş Sağlığı ve Güvenliği, yalnızca yasal bir yükümlülük değil; aynı zamanda çalışanların yaşam hakkını koruyan, kurumsal verimliliği artıran ve sürdürülebilirliği sağlayan temel bir unsurdur. Gerek ülkemizde ve gerekse Türkiye’deki mevzuatlar, uluslararası standartlarla uyumlu olmakla birlikte uygulamada farklılıklar göstermektedir.

Türkiye’de 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu (İSG) kamu ve özel tüm işyerlerini kapsayan bütüncül bir düzenleme sunarken; KKTC’de 35/2008 sayılı İş sağlığı Güvenliği Yasası   Türkiye’deki mevzuata benzerlik göstermekte, gerek duyulduğunda yasanın 44.maddesine dayanılarak tüzükler çıkartılmaktadır.  Türkiye’de işverenin risk değerlendirmesi, eğitim, KKD (Kişisel Koruyucu Donanım)temini ve acil durum planı hazırlama gibi yükümlülükleri açıkça düzenlenmiştir. KKTC’de ise özellikle inşaat, basınçlı kaplar ve asansörler gibi alanlarda sektörel tüzüklerle güvenlik koşulları belirlenmiş işverenin yükümlülükleri yasanın 6.maddesinde detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Buna rağmen bu kazalar neden olmaktadır? bunun birçok sebebi vardır. Öncelikle İşverenler, çalışanların güvenliğini sağlamak için riskleri önceden tespit etmeleri, çalışanlara eğitim vermeleri ve gerekli ekipmanları temin etmelidirler. Bunun yanında çalışanlara da sorumluluk düşmektedir.  Çalışanlar ise kurallara uymak, koruyucu donanımı kullanmak ve tehlikeleri bildirmekle sorumludur. Devletin görevi ise, mevzuatı güncellemek, etkin denetim mekanizmaları kurmak, şeffaf veri paylaşımı yapmak ve eğitim kampanyalarıyla İSG kültürünü yaygınlaştırmaktır.

KKTC’de uygulamadaki aksaklıkların giderilmesi amacıyla değişik tarihlerde tüzükler çıkartılmış önemli mesafeler kat edilmiştir.   Yapılan değişikliklerle, ölümlü iş kazalarında işveren ve şirket direktörlerine doğrudan cezai sorumluluk getirilmesi, mevzuatın sertleştiğini göstermektedir.  Gerek Türkiye’de gerekse Ülkemizde en büyük eksiklik, denetim eksikliğidir. Geçenlerde İMO’nun basına yansıyan açıklamasında Devletin denetim eksikliğinde bahsedilmiş, işverenlerin gerekli önlemleri almadığı açıklanmıştır. Bu doğru bir düşüncedir. Devlet etkin denetim yapar, işverenlerde gerekli önlemleri alırsa kazaların asgari düzeye ineceği bir gerçektir.

Sonuç olarak: İş sağlığı ve güvenliği, yalnızca hukuki bir zorunluluk değil; etik ve ekonomik bir gerekliliktir. Bu kültürün toplum genelinde benimsenmesi için işveren, çalışan ve devletin hatta vatandaşların ortak sorumluluk üstlenmesi şarttır. Tüm bu unsurlar birlikte hareket ettiğinde iş kazalarının azalacağına inanmaktayım.

Öğr. Gör. Turgay MUMCUOĞLU

Image link
Bizimle İletişime Geçin

Hafta içi her gün 09:00 - 17:00

Size Ulaşalım

Aday bilgi formumuzu doldurun, size geri dönüş yapalım.

En geç 1 iş günü içerisinde iletişime geçiyoruz.

Image link