Lefkoşa
NATO Zirvesi ve Avrupa Parlamentosu Açıklamaları

NATO Zirvesi ve Avrupa Parlamentosu Açıklamaları

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tüm organlarını 3 Mart 1964’den beri Kıbrıslı Türkler’den arındırarak dünyayı tek taraflı gasp eden kimlerdir?  

Rumlar değil mi?..

“Bu adanın hükümdarı benim, Türkler, Ermeniler, Maronitler gibi ikinci sınıf benim vatandaşım “ diyen kimler?

Yine Rumlar…

Bir de utanmadan Avrupa parlamentosunun ( AP ) dünyanın en şanlı , şerefli ordusu olan Türk ordusu aleyhine Rumların  güdümünde aldığı karar ve zihniyet devam ettiği müddetçe “ Barış “ kelimesi benim nazarımda gün geçtikçe inancını yitirmektedir.

Rumlar ve AB ne yazık ki samimi olmadıklarını, siyaseten her zamanki gibi gizli bir planın içinde oldular. Rumların çıkarları aleyhine gelişebilecek hiçbir kararın altına imza atmayacaklarını ve B.Ö’nün de hiçbir zaman Rumların dünyayı kandırmalarına dur demeyecekleri artık gün yüzüne çıkmıştır.

Tek suçlu Rumlar mı?   

Yok tabii ki; tam 62 sene oldu adanın tümü için gelen BM Barış Gücü askeri sözde adada barış için var. Topraklara diri diri gömülen insanları, yüz üç köy yakılıp yıkıldıktan sonra köylerden sürülerek zamanın büyük şehirlerinin gettolarında, ovalarında yaşamaya mahkum edilmiş bir halkın neler çektiğini dünyaya tam olarak anlatamadık.

“Diri diri gömülen bu masum insanları siz onları bulup çıkardınız, raporlarını tuttunuz” diyerek dünyaya anlatamadık.

Haklı davamızı savunamadığımız için 1974’de Kıbrıslı Türkleri yok etmek , adadan silmek , Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamak isteyen , Makarios’u öldürerek Kıbrıs cumhuriyetini sonlandırmak isteyen Faşist Rumlar ve Cuntacı Yunanlar’dır “ lobisini ve siyasetini ne yazık ki yapamadık .

Üstüne üstlük, Kıbrıslı Türklerin canını kurtarmak için “ garantörlük “ hakkı neticesinde adaya çıktık , hem Türklere hem de bir biri İle adeta savaş halinde olan Yunan ve Rumları da faşist emellerinden kurtardık” Yunan cuntası 15 Temmuz’da gerçekleşti ve Kıbrıs’a Makarios devirmek için müteakip günlerde sıçradığında biz de soydaşlarımız Türklerin canını kurtarmak için 20 Temmuz ‘da adaya geldik “ gerçeğini dünyaya haykıramadık .

Bembeyaz bir sayfa ve yeni jeopolitik stratejik siyaset.

Türkiye; yapılan bu haksızlıklar karşısında bu kadar çok stratejik öneme sahip iken NATO nezdinde “ masada olan değil masayı kuran en önemli ikinci askeri güç” konumuna gelmişken yeni bir yol haritası çizmek gerekli olmuştur. Tüm ezberler bozulmalı, artık Orta Doğu’daki en büyük askeri güç, Avrupa birliği için en önemli koruyucu NATO ortağı, ayrıca AB için yine çok önemli Ekonomik pazar.

Türkiye artık kendi gücünün ne kadar caydırıcı olduğunu bütün dünyaya siyaseten göstermelidir. En son yapılan NATO zirvesi bütün dünya nezdinde; Türk devleti geleneğinin ne kadar derin olduğunu anlatmıştır. Mehter takımından tutunda, Dünya gastronomi mutfağına ders veren Osmanlı mutfağına, Cumhurbaşkanlığı Senfoni orkestrasının icra ettiği klasik şarkılardan, ruhu dinlendiren Türk sanat musikisinden, görevli personelin kıyafetinden, misafirperverliğine kadar; Anavatan Türkiye’nin bu topraklarda ne kadar kadim bir devlet olduğunu tüm dünya haykırmıştır. Şimdi gerçekten tam zamanı.

Uluslararası ilişkiler

Uluslararası politika ve ilişkiler kesin olarak özellikle NATO ve Orta Doğu‘daki güç denklemleri anlamında Anavatan Türkiye’nin lehine ilerliyor. Bunun en önemli örneği 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da yapılan olan NATO Zirvesi ve ABD başkanı Trump’ın bile” Avrupa’nın güvenliği neredeyse bizim ve Türkiye tarafından sağlanıyor o yüzden bu zirveye gelmemezlik edemezdim , Erdoğan benim gerçek dostum” sözünden anlayabiliriz . Özellikle CAATSA yaptırımlarının kaldırıldığında, 6 adet parası ödenen ama teslim edilmeyen F-35 uçakların envantere girdiğinde , Türkiye’nin F-35 programına döndüğünde KAAN motoru konusunda belirli bir anlaşma yapıldığında artık dananın kuyruğu kopacaktır.

Bu yüzdendir ki; yıllardır çözüm bulunamayan Rumların şımarıklığından dolayı neredeyse adanın kuzeyine mahkum edilen Kıbrıs Türkler , bundan böyle uluslararası görüşmelerde Türkiye’nin Akif Siyaseti altında daha fazla ön plana çıkmalıdır.

Doğalgaz enerji hatları anlaşması bir başlangıç

Bir şekilde daha dün adamızı ziyaret eden TC Cumhurbaşkanı yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın adaya gelişi bunun önemli işaretlerinden ilkidir.

Artık enerji geçiş hatlarının tam merkezinde olan KKTC TC ortaklığı, dünyanın nerede ise her ülkesi ile ekonomik ve askeri anlaşma yapan Rumlara önemli bir mesaj verecektir . Bundan dolayıdır ki; yakın zamanda sahnelenen gerçekten son Tango olacaktır . Kıbrıs’a kalıcı bir çözüm bulunması ile ilgili önemli hamlelerin yapılacağı artık aşikârdır.

Prof. Dr. İsmet ESENYEL

Image link
Bizimle İletişime Geçin

Hafta içi her gün 09:00 - 17:00

Size Ulaşalım

Aday bilgi formumuzu doldurun, size geri dönüş yapalım.

En geç 1 iş günü içerisinde iletişime geçiyoruz.